Gülistan Doku’nun kayboluşuyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, beşinci dalga operasyon sonucunda yeni tutuklamalar gerçekleştirildi. 2020 yılında Tunceli’de kaybolan ve bir daha haber alınamayan Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatları doğrultusunda emniyet ve jandarma birimleri koordineli şekilde harekete geçti. Çeşitli kentlerde düzenlenen operasyonlar neticesinde toplamda 10 şüpheli gözaltına alınırken, bunlardan biri mahkeme kararıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu gelişmeler, soruşturmayı derinleştirecek önemli bir kilometre taşı oldu.
Soruşturma kapsamında tutuklanan şüpheliler arasında farklı meslek gruplarına mensup kişiler bulunuyor. Özellikle su altı aramaları ve çeşitli adli işlemler sırasında gözaltına alınan dalgıç polisler, soruşturmanın önemli bir parçasını teşkil ediyor. 2017-2019 yılları arasında Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’nda görev yapan A.K., eşi B.H.K., ve dalgıç polisler G.G., V.İ., gibi isimler, çeşitli deliller ve izler çerçevesinde gözaltına alınmıştı. Ayrıca, daha önce tutuklanan Güvenlik Korucusu Fatih Ö.’nün çocukları ve eşlerinin de soruşturmayla bağlantısı araştırılıyor. Gerekli adli işlemler sonunda, G.G. isimli dalgıç polis tutuklanırken, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, bu da soruşturmadaki hareketliliğin ve çok boyutlu incelemenin sürdüğünü gösteriyor.
Ek olarak, Gülistan Doku soruşturmasının yeni dalgasında, adli ve teknik takipler önemli derecede ilerleme kaydetti. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yapılan operasyonlar ve tespitler hakkında detaylı açıklamalar yaptı. Güneydoğu bölgesinde gerçekleştirilen bu operasyonlarda, Doku’nun kaybolduğu bölgede ve en kritik zaman diliminde elde edilen yeni veriler kamuoyunun gündemine oturdu. Özellikle, Doku’nun son görüldüğü köprü ve iletişim kayıtları incelenerek yeni bulgulara ulaşılırken, soruşturmanın ilerleyen safhalarında Instagram hesap erişimleri ve su altı arama çalışmaları dikkat çekici noktalardan oldu. Ayrıca, adli makamlardaki resmi tutanaklar ve dalgıç defterlerindeki kayıtlar arasındaki uyumsuzluklar ve bu bilgilerin gizlenmiş olabileceğine ilişkin bulgular, soruşturmanın şeffaflığı ve güvenilirliği açısından yeni soru işaretleri yarattı.
Bunun yanı sıra, soruşturmanın önemli dönüm noktalarından biri de, Doku’nun ölüm veya intihar ihtimaline dair ortaya atılan yeni iddialar oldu. Bakan Gürlek, Doku’nun kişisel eşyalarının, olası bir intihar durumu veya başka bir olayın cinayet olup olmadığının tespiti için farklı şekillerde suya eklenmiş olabileceğine dair yeni bulgulara ulaşıldığını belirtti. Bu gelişmeler, soruşturmanın yalnızca kayıp vaka değil, aynı zamanda olası suç ve müdahalelerin bütünsel bir şekilde değerlendirilmesini gerektiren karmaşık bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Yürütülen çalışmalar, Gülistan Doku’nun kayboluşu ile ilgili bütün detaylara ulaşmak ve gerçeği aydınlatmak adına yoğun bir şekilde devam ediyor.
