FETÖ’nün Poyrazköy soruşturmasındaki kumpas davasına devam edildi

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Cezaevi’nin karşısındaki salonda görülen davanın 9. duruşmasına 4 tutuklu sanık, 1 tutuksuz sanık, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmada, başka suçlardan tutuklu olan ve değişik illerde bulunan bazı sanıklara Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) vasıtasıyla bağlanıldı.

Tutuksuz sanık eski komiser yardımcısı Ökkeş Salur, duruşmadaki savunmasında, 2006 senesinde İstanbul’da çalışmaya başladığını ve 2016 senesinde ihraç edildiğini belirtti.

İddianamede, kendisiyle ilgili suçlamalara ilişkin bir belge bulunduğunu kaydeden Salur, “Mevzuatın bana vermediği sorumluluklardan dolayı cezalandırılıyorum ve bu kabul edilemez. Benim yaptığım görevi meydana getiren kimse görevli olmamıştır. Bu yetkili mercilerce de bildirilmiştir. Görevimiz her neyse yerine getirilmiş, dava mevzusu belgeyle ilgili olarak da aynı işlem yapılmıştır. Amirlerimizden kanuna aykırı komut almadık.” dedi.

Daha öncesinde yargılandığını ve 6 yıl 3 ay hapis cezası aldığını söyleyen Salur, “İrtibatım ve irtifakım yok. Yaptığımız işlerin tamamı kanuna, yönetmeliğe, yönergeye uygun yapılmıştır. Hukuka aykırı bir şey yapmadım. Işyar olarak hukuka aykırı bir şey yapmak akılsızlık olur. Resmi evrakta sahtecilik benzer biçimde adi bir suçu kabul etmiyorum. Söylediklerimin hepsinin arkasındayım.” ifadelerini kullandı.

Savunmasında, ortalama 6 yıl cezaevinde kaldığını aktaran tutuksuz sanık eski polis memuru Hasan Ekici, kendi başına karar alma benzer biçimde bir yetkisi olmadığını söylemiş oldu.

Adli kolluk olarak amirlerinin kendisine verdiği emirleri yerine getirdiğini belirten Ekici, “O dönemin sanıkları olan şimdinin müştekilerini de tanımam. Ben o vakit büroda polis memuruydum. Bana verilen görevi yerine getiriyordum polis memuru olarak. Yargılamam oldu, terör örgütüne üye olmaktan cezamı yattım çıktım fakat benim için hala iddiadır. Senelerce terörde çalışmış, Şırnak’ta dostlarını yitirmiş biri olarak iddiaları kabul etmiyorum. Kanunsuz herhangi bir şey yapmadım beraatımı talep ediyorum.” diye konuştu.

Tutuksuz sanık eski komiser yardımcısı İsmail Erçelik, davaya mevzu 3 tutanakta imzasının bulunduğunu söylemiş oldu.

Erçelik savunmasında, iki ön araştırma, bir tespit tutanağında imzasının bulunduğunu belirterek, “Benim “FETÖ üyeliğinden yargılanıyor olmam turnusol kağıdı benzer biçimde olmuş. Orada beraat aldığımda burada da mı beraat alacağım? Üstlerim haricinde kimsenin talimatıyla ne iş yaptım, ne tutanak tuttum. Vicdanıma aykırı herhangi bir işi kendi adıma yapmadım. Tuttuğum tutanaklar örgütsel bir yönerge değil. Bu süreç başlı başına benim için ceza oldu. Yeteri kadar yorulduğumu, saçlarımın beyazladığını, ihtiyarladığımı düşünüyorum. Beraatımı talep ediyorum.” dedi.

Duruşma, öteki sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek suretiyle yarına ertelendi.

– İddianameden

Poyrazköy davasının asker sanıklarının da aralarında bulunmuş olduğu 87 kişinin “müşteki”, Genelkurmay Başkanlığının ise “kabahat duyurusunda bulunan” olarak yer almış olduğu iddianamede, FETÖ ile ilgili birçok davada teşkilat üyeleri yada yöneticileri oldukları nedeni öne sürülerek yargılanan ve bazı dosyalarda yargı giyen eski güvenlik müdürleri Ali Fuat Yılmazer, Erol Demirhan, Kazım Aksoy, Mutlu Ekizoğlu, Nazmi Ardıç, Ömer Köse, Tufan Ergüder ve Yurt Atayün’ün yanı sıra eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklandıktan sonrasında Silivri’ye götürülmüş olduğu araçtaki görüntüsüyle gündeme gelen Gafur Ataç’ın da aralarında bulunmuş olduğu 68 şahıs sanık olarak bulunuyor.

İddianamede, Poyrazköy soruşturmalarına dayanak teşkil eden isimsiz ihbarların FETÖ/PDY içinde “Informasyon İşlem Mesulü (BİM)” olarak yer edinen sivil şahıslar ya da direkt soruşturma işlemine katılan yada istihbari çalışmalarda görevli kolluk görevlilerince yapıldığı vurgulanarak, bu yüzden tüm araştırmalara karşın söz mevzusu ihbarları yaptıkları öne sürülen şahıs ya da kişilerin tespit edilemediği kaydediliyor.

İddianamede, söz mevzusu soruşturmada ikamet aramalarına katılan, bilirkişi raporu ve tespit tutanakları düzenleyen personelin çoğunun ByLock programını kullanmış olmaları, bu kişilerin gene FETÖ/PDY’ye ilişkin değişik soruşturmalarda şüpheli olarak işlem görmeleri benzer biçimde hususlar dikkate alındığında, soruşturma ve kovuşturma makamında vazife alan kişilerin teşkilat adına hareket ettikleri kanaatine ulaşıldığı belirtiliyor.

Sanıkların hukuka aykırı başlatılan ve ardışık devam eden, “Poyrazköy” olarak malum soruşturmalarda etkin vazife aldıkları bildirilen iddianamede, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası çıkarılan KHK’ler kapsamında kamu görevinden ihraç edilen sanıkların silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde bulunarak üstlerinden aldıkları komut ve talimatlar doğrultusunda soruşturma işlemlerine ve öncesindeki hazırlık aşamalarına katıldıkları anlatılıyor.

Sanıklardan eski güvenlik müdürleri Nazmi Ardıç, Yurt Atayün, Ömer Köse, Kazım Aksoy ve Mutlu Ekizoğlu’nun hukuka aykırı başlatılan ve ardışık devam eden “Ergenekon” isminde soruşturmalar kapsamında “Poyrazköy”, “Kafes Fiil Planı” ve “Amirallere Suikast” olarak malum soruşturmalarda etkin şekilde vazife aldıkları belirtiliyor.

İSTENEN CEZALAR

İddianamede, 68 sanık hakkında zincirleme olarak “kamu görevlisi yetkisiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal, kamu görevlisi nüfuzu, cebir ve hileyle hürriyeti engelleme, kanıt uydurarak karacılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” benzer biçimde suçlardan ceza talebinde bulunuluyor.

Eski güvenlik müdürü Ömer Köse’nin 11 kez zincirleme halinde “kamu görevlisi yetkisiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal” suçundan 22 yıldan 66 yıla, 37 kez “kamu görevlisi nüfuzu, cebir ve hileyle hürriyeti engelleme” suçundan 222 yıldan 777 yıla, 86 kez “kanıt uydurarak karacılık” suçundan 129 yıldan 516 yıla ve zincirleme şekilde “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçundan da 6 yıldan 16 yıla kadar olmak suretiyle 379 yıldan 1375 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması iddianamede talep ediliyor.

Benzer suçlardan eski güvenlik müdürleri Kazım Aksoy’un 280 yıl 6 aydan 1012 yıla, Yurt Atayün’ün 223 yıl 6 aydan 1189 yıla ve Oğuzhan Ceylan’ın da 314 yıl 6 aydan 1155 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, sanıklardan Abdulkadir Bayat’a 181 yıl 6 aydan 664 yıla, Ahmet Davulcu’ya 126 yıldan 433 yıla, Ahmet Uğurlu’ya 153 yıldan 580 yıla, Bekir Peker’e 195 yıldan 739 yıla ve İsa Akyüz’e de 195 yıldan 739 yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyor.

İddianamede, sanıklar Ali Ayan, Hüseyin Işıldak, Mehmet Özdemir, Mustafa Tezcan Alaç ve Salih Yılmazoğlu’nun “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan, Ufuk Yıldırım’ın ise “kamu görevlisi nüfuzu, cebir ve hileyle hürriyeti engelleme” suçundan 6 yıldan 21 yıla, 2 kez “kanıt uydurarak karacılık” suçundan 3 yıldan 12 yıla ve zincirleme şekilde “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçundan da 6 yıldan 16 yıla kadar olmak suretiyle 15 yıldan 49 yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Yoruma kapalı.

Bebek Bakıcısı - Omegle - Sohbet Odaları - Omegla - Görüntülü Sohbet - Kaynak Otomasyon Sistemleri -
deneme bonusu radabet giriş Puff langstoninstitute.org gaziantep bayan escort antep escort